Oku! Deyip Geçmeyin

Oku Deyip Gecmeyin

Her geçen gün baş döndüren bir hızla ilerleyen teknoloji ve onun getirdikleri hayatımızın merkezine oturmuş durumda. Öyle ki neredeyse telefonlarımız olmadan ve sosyal medya ağlarında ne olup bittiğine bakmadan vakit geçiremez olduk. Günümüzün çok büyük bir kısmını bilgisayar ve telefon başında fotoğraflara, yorumlara, oyunlara harcıyoruz. Üstelik çoğu zaman bunu fark etmiyoruz bile. Hal böyleyken bu kadar renkli ve eğlenceli bir dünyanın içerisine girip de çıkmayı bir türlü bilemeyen ya da kendi başına başaramayan çocuklarımıza rehberlik etmek de tabi ki biz ailelere ve öğretmenlere düşüyor.

Peki bunu sağlamak için ne yapmalıyız?

İşte asıl mesele burada başlıyor. Onlara: “Haydi biraz kitap oku!” demek çoğu kez hatta genellikle yeterli olmuyor. Onlara hayal dünyalarının kapılarını sonuna dek açacak, adını duymadıkları yerlerde akıllarından bile geçiremeyecekleri serüvenler yaşatacak, bazen kahramanlarıyla güldürüp bazen yine aynı kahramanlarla ağlatacak ama ille de onlar okudukça zenginleşecek bu gizli dünyayı tanıtmak için son derece basit birkaç önerim var:

  • Öncelikle seveceği bir kitap türü seçin. Kimi çocuk yaşanmış öykülerden, kimi biyografilerden kimi de macera içeren kitaplardan hoşlanır. Okuma alışkanlığı kazanmanın en etkili yolu sevdiğiniz kitapları okumaktan geçer.
  • Okumak için seçtiğiniz kitap kadar okuma yapılacak ortam da önemlidir. En kaliteli okuma mümkün olduğunca dikkat dağıtıcı unsurdan arındırılmış ortamlarda gerçekleşir. Yani televizyonun açık olduğu, aile üyelerinin sohbet ettiği ortamlarda okuma yapılması okumanın kalitesini düşürür.
  • Kitaplar hakkında konuşun. Neleri sevdiğini, neden beğendiğini ya da beğenmediğini anlatmasını sağlayın. Herhangi bir konu hakkında sizinle konuşacak olmak çocuklarınız için son derece önemlidir.
  • Kitaba ilgi çekmenin bir başka yolu da yazarıdır. Yaşayan ya da bu dünyadan göçmüş yazarları çocuklara tanıtmak da etkili bir yöntemdir. Ayrıca kitabın yazarıyla tanışmak ya da onun bir söyleşisine katılmak da okuma isteğini artıracaktır. Özellikle biyografi türü bu konuda biçilmiş kaftandır. Çünkü çocuklar hayran oldukları birinin hayatını merakla okurlar.
  • Ve en önemlisi de okuma alışkanlığı kazandırmak için sadece yönlendirici değil model de olunmalıdır. Çünkü çocuklarımız söylediklerimizden daha fazla davranışlarımızı tekrarlarlar.

Bu söylediklerim daha önce birçok kez duyduğunuz öneriler olabilir. Peki bugüne dek kaçını ciddiyetle denediniz? “Çok da üstüne düşmedim galiba.” dediğinizi duyar gibiyim. Şöyle bir bakınca gerçekten de yapılmayacak gibi de değil öyle değil mi? Bize düşen sadece birazcık zaman ayırmak. O halde neyi bekliyoruz?

Melike AKYÜZ EMEKSİZ

Türkçe Öğretmeni

Gökkuşağı Koleji Ümraniye Kampüsü

 

Facebook Sayfamız için -> https://www.facebook.com/gokkusagikoleji

 

Bu içerik faydalı mı?
EvetHayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed