Çocuklarda Başarının Anahtarı: Olumlu Bakış Açışı

Cocuklarda Basarinin Anahtari Olumlu Bakis Acisi

Çocuklarda başarının anahtarı insanın kendisine ve çevresine bakış açısından geçer. Kişinin kendine güveni, bir durumu olumlu yorumlaması kişiyi problemin çözümüne götürerek başarıya ulaştırır. Özgüvenin ve olumlu bakış açısının kazanılması bebeklik ve çocukluk döneminde etkili olan yetişkinlerin yaklaşımına bağlıdır.

Bir bebek dünyayı keşfetmeye, çevresini tanımaya başladığı zaman, güven ilişkisi kurduğu yetişkinlerin tepkilerine göre davranış sergiler. Örneğin; olumsuz jest ve mimikler karşısında bir nesneye yaklaşmaması gerektiğini öğrenir. Dolayısıyla çocuğun dış dünyaya ve kendine olumlu bakabilmesi, olayları çözümlenebilir şekilde yorumlayabilmesi yetiştirildiği ortamdaki insanların bakış açısına bağlıdır. Bu durumu akademik başarı açısından yorumlarsak çocuğun iyi olduğu bir alana odaklanmak ve o alandaki başarısıyla takdir etmek hem kendine güvenmesini hem de derslere ve sınavlara daha pozitif bakmasını sağlayacaktır. Velilerin bir sınav sonuç kâğıdındaki yanlış soru sayılarına değil de daha iyi performans sergilenmiş derslere ya da bir önceki sınava göre yükselmiş alanlara odaklanması öğrenciye bazı derslerde nasıl daha başarılı olduğuna dair farkındalık oluşturacak ve o çocuk başarının anahtarını yakalayacaktır.

Ebeveynlerin çocuklarının başarılarını yorumlarken hassas davranmaları gerekmektedir. Çünkü tüm yetişkinler gibi çocuklar da yargılandıkları bir durum karşısında bir neden bulma ihtiyacı duyarlar. Sosyal Psikolog Fritz Heider bunu yükleme kuramıyla açıklar. Davranışları bir nedene bağlama yani yükleme yapma iki çeşittir. Kişinin davranışın nedenini kendisinde aramasına içsel yükleme, dış etkenlere bağlamasına dışsal yükleme denir. Ebeveynin bir sınav sonucunu olumsuz yorumlaması karşısında dışsal yükleme eğiliminde olan bir çocuk ‘dersin iyi anlatılmadığını, sınav ortamının gürültülü olduğunu’ söyler. Bu nedenle okula ve öğretmenine karşı olumsuz bir tutuma sahip olur. İçsel yükleme eğiliminde olan çocuk ise ‘Ben yapamıyorum.’ düşüncesiyle bu olumsuz bakış açısından daha fazla etkilenecektir. Kendine olan güveni zarar görecektir. Ancak olumlu yorumlanmış, takdir edilmiş bir sonuç, dışsal yükleme eğilimli bir çocuğun okula ve öğretmenlerine bakışını güzelleştirecek ve hevesini artıracaktır. İçsel yükleme eğilimli bir çocukta ise harika sonuçlar ortaya koyacaktır. Çocuk ‘Ben başarabiliyorum.’ diyecektir.

Çocuğun kendini kanıtlama fırsatını geniş bir yelpazede yakalamış olduğu yerlerden biri de şüphesiz ki eğitim ortamıdır. Kendini tanıyan ve kendine güvenen bireyler yetiştirmenin yolu eğitim ortamlarında çocukta merak duygusu uyandırmak, teşvik etmek ve fırsat tanımakla mümkündür. Gökkuşağı Kolejleri, bir Dünya Okulu olarak; öğrencilerine uygulama, araştırma, sentezleme fırsatı ve yoruma dayalı derinlemesine bilgi sağlayan IB diploma programı ile merak eden, araştıran ve sorgulayan, yaşam boyu öğrenme becerisine sahip bireyler yetiştirmektedir. Sosyal, sanatsal, sportif faaliyetleriyle birlikte, kişisel gelişime önem veren kapsamlı bir eğitim modeli ile öğrencilerin başarılı olduğu alanları destekleyerek, bireylerin kendilerini ve dış dünyayı iyi tanıyarak olumlu değerlendirebilmelerini ve ‘Ben başarırım.’ diyebilmelerini sağlamayı hedeflemektedir.

Bu içerik faydalı mı?
EvetHayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed