Kaybolmayan Sanat Tiyatro

Tiyatro, ekranların kuşattığı çağda bile kaybolmayan bir sanattır; çünkü sahnede her şey canlıdır ve her temsil yalnızca o akşam var olur. Bahçelievler Gökkuşağı Koleji lise öğrencileri de edebiyat öğretmenleri rehberliğinde dört oyunu — Giydirici, Seksen Günde Devr-i Alem, Karmakarışık ve Metot — sahnede izledi. Bu yazıda oyunları ve öğrencilerimizin kendi cümleleriyle izlenimlerini bulacaksınız.

Tiyatro Neden Kaybolmayan Bir Sanattır?

Tiyatro, seyircisiyle aynı anda nefes alan canlı bir sanat olduğu için kaybolmaz; oyuncuyla izleyici arasındaki o anlık bağ hiçbir kayıtla yeniden üretilemez. Edebiyat dersinde okunan metinlerin sahnede canlandığını görmek, öğrencinin sanatla kişisel bir bağ kurmasını sağlar. Bu yüzden tiyatro gezileri, okulda öğrenilenin salonda derinleştiği etkinliklerdir.

Giydirici Oyunu

10. ve 11. sınıf öğrencilerimiz, Cevahir Devlet Tiyatrosu'nda İkinci Dünya Savaşı atmosferinde geçen Giydirici oyununu izledi. Oyun, savaşın ortasında oyunlarını sergilemekten vazgeçmeyen, sanat aşığı idealist bir topluluğun yaşadığı psikolojik devinimleri anlatıyor; giydirici rolündeki Celal Kadri Kınoğlu'nun oyuncularla diyalogları metnin tamamına yakınını oluşturuyor. Yapım, savaşın yarattığı yıkımın sanata ve sanatçıya yansımalarını gözler önüne sermesiyle öne çıkıyor.

Berfin Atay, oyunun kendilerini "dünya sorunlarını birer birer çözerken kendi hayatlarımızda kaybolduğumuz gerçeğiyle" baş başa bıraktığını söyledi; replikleri ve mimikleri "çok manidar" buldu.

Oyuncular rolleriyle bir bütün olarak karşımızdaydı; bu da tiyatroyu sadece izlememizi değil, onunla bütünleşip düşünmemizi sağladı.
Berfin Atay

Seksen Günde Devr-i Alem Oyunu

1872 Londra'sında geçen Seksen Günde Devr-i Alem, beş oyuncunun düzinelerce farklı role hayat verdiği sürükleyici bir yapımdı. Tam bir İngiliz centilmeni olan Bay Phileas Fogg, dünyanın etrafını seksen günde dolaşabileceğine dair bir bahse girer ve bu uğurda elinde avucunda ne varsa ortaya koyar. Sadık hizmetkârı Passepartout'nun eşlik ettiği bu çılgın macerada ikili, Londra'dan Vahşi Batı'ya uzanan yolculukta üç kıta ve dört okyanus aşar.

Deniz Karavana oyunu "çok başarılı" buldu: oyuncular iyiydi, konu sarıcıydı, sahne arası geçişler güzel ayarlanmıştı; kahramanlar sonunda başaramadıklarını sansa da günleri şaşırdıkları için iddiayı son dakikada kazanmışlardı. Serra Yalçın "Bu geziler sayesinde tiyatroyu sevmeye başladım" derken, İdil Kumbasar deneyimini "Gittiğimiz oyunlar sayesinde ufkum açıldı" sözleriyle özetledi.

Karmakarışık Oyunu

Karmakarışık, Richard Philips adlı saygın bir bakanın gittiği otel odasında bir cesetle karşılaşmasıyla başlayan ve iç içe geçen olaylarla ilerleyen bir komedi. Lise öğrencilerimiz oyunu 3 Mayıs Cuma akşamı saat 20.00'de, Cevahir Alışveriş Merkezi'ndeki sahnede izledi. "Bir kaçamak, bir yalan, bir ceset ve sürpriz yapan bir eş" ekseninde kurulan oyun, küçük bir yalanın insanı nasıl gülünç hâllere sokabileceğini eğlenceli bir dille aktardı.

Fikret Kaan Alpaydın hem oyuncu kadrosunu hem senaryoyu çok beğendi; oyuncular rollerini o kadar iyi taşıyordu ki "zamanın nasıl geçtiğini anlayamadım" dedi ve öğretmenine teşekkür etti. Zeynep Sude Eren oyunun kimi bölümlerini ironik, kimilerini ister istemez güldürücü buldu; Yasmin Bozkurt ise oyunun kendisini ve arkadaşlarını kültürel açıdan geliştirdiğini düşünüyor.

Bir yalan söylersem devamında işler içinden çıkılmaz bir hâl alıyor; oyun bunu komik bir şekilde izleyiciye aktardı.
Eylem Yaman

Metot Oyunu

10. ve 12. sınıf öğrencilerimizden bir grup, 17 Ekim 2018 akşamı saat 20.30'da Fatih Çevre Tiyatrosu'nda sahnelenen Metot oyunundaydı. Serkan Keskin'in hem yönettiği hem de rol aldığı oyunun kadrosunda Murat Kırantepe, Sarp Aydınoğlu ve Sezin Bozacı da vardı. Oyun, özel bir şirketin iş görüşmesine katılan dört adayın sıra dışı metotlarla elenmesini psikolojik ve mizahi bir arka planda ele alıyor; iş dünyasındaki ikiyüzlülüğü ve hırsı, özel hayat mahremiyetinin ortadan kalktığı bir mülakat ortamında sorgulatıyordu.

Zeynep Rana Acarer, yabancı bir yapıtın çevirisi olan oyunu başarılı bir uyarlama olarak değerlendirdi: karakter adları yabancıydı ama davranışları ve konuşmaları hiç yabancı değildi; güldürü ögelerinin yanında düşündürücü mesajlar vardı ve az dekor kullanılmasına rağmen bunun eksikliği hissedilmiyordu. Daha önce Semaver Kumpanya'yı izleyip beğenen Acarer için açılış sahnesi bile yüksek beklentisini karşıladı. İrem Aydemir her dakikayı heyecanla izlediğini, topluluğun diğer oyunlarına da gitmek istediğini söyledi. Serhat Kıldı ise tiyatroya gitmenin sosyalleşme ve kültür açısından çok faydalı olduğunu, bu etkinliklere davet eden öğretmenlerine minnettar olduklarını dile getirdi.

Tiyatro Etkinlikleri Öğrencilere Ne Kazandırır?

Tiyatro, öğrenciler için sosyalleşmenin ve kültürel gelişimin güçlü bir aracıdır; sahnedeki hikâye düşünmeyi, rolle kurulan bağ ise empatiyi besler.

Özetle

  • Öğrencilerimiz Giydirici, Seksen Günde Devr-i Alem, Karmakarışık ve Metot oyunlarını öğretmenleri eşliğinde izledi.
  • Oyunlar; İkinci Dünya Savaşı'ndan iş dünyasına uzanan temalarla düşünmeyi ve empatiyi besledi.
  • On bir öğrencinin izlenimi, tiyatronun kültürel ufku genişleten kalıcı bir deneyim olduğunu gösteriyor.

Sanat ve kültür etkinliklerimizle zenginleşen eğitim anlayışımızı IB Diploma Programı sayfamızda inceleyebilir ya da bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Gökkuşağı Koleji öğrencileri hangi tiyatro oyunlarını izledi?

Bahçelievler Gökkuşağı Koleji lise öğrencileri dört oyun izledi: İkinci Dünya Savaşı atmosferinde geçen Giydirici, Phileas Fogg'un bahsini konu alan Seksen Günde Devr-i Alem, bir otel odasındaki cesetle başlayan komedi Karmakarışık ve iş görüşmesindeki dört adayı anlatan Metot.

Tiyatro etkinliklerine hangi sınıflar katıldı?

Etkinliklere lise kademesinden gruplar katıldı: Giydirici'yi 10. ve 11. sınıflar, Metot'u 10. ve 12. sınıflar izledi. Tüm gezilerde öğrencilere edebiyat öğretmenleri eşlik etti.

Oyunlar hangi sahnelerde izlendi?

Giydirici Cevahir Devlet Tiyatrosu'nda, Karmakarışık Cevahir Alışveriş Merkezi'ndeki sahnede, Metot ise Fatih Çevre Tiyatrosu'nda izlendi.

Tiyatroya gitmek öğrencilere ne kazandırır?

Tiyatro; sosyalleşme, kültürel gelişim ve empati için güçlü bir araçtır. Öğrenciler sahnedeki hikâyeyle birlikte düşünmeyi öğrenir, edebiyat dersinde okudukları metinlerle bağ kurar ve arkadaşlarıyla paylaştıkları deneyimle sosyal yönlerini geliştirir.

Gökkuşağı Koleji · Sahnede canlanan edebiyat.